Be Yourself

love & peace

May 29, 2012 12:23 am

00:22

günün sesleri bir şekilde bırakır gider, bulunmaları gereken yerlere çekilirken sessizlikte bırakır seni… tam da orada başlar tumblr burun sızısı… fay hattı misali derinden, alttan boğazına iner önce sözcüklerin takılır… sırada kalp vardır ikiye yarılan ve sarsıntısıyla ciğerleri sıkıştırıp nefessiz bırakan… sonrasındaki rotasının çok da farkında olmazsın tumblr çünkü tam tersi yönde de ilerlemiştir o hat ve gözlerinden süzülenlerin esas kaynağının hangi noktada olduğunu bilemezsin… geçici oyalamalarla sesini kestiğin beynin isyandadır…
aşıklık hali başkadır adamın tumblr… adam derken cinsiyet belirteci değil biliyorsun, hani ademoğlu ya… yakarı da kanarı da olur kanatlanması olduğu gibi… aşıklık velilik/delilik sınırında olmak gibi tumblr… kah bulutlu kah ışıltılı bir hüzünde gözler…
çok konuştun mu dedin tumblr? doğru, öz söz gerek de hangi sözcük var ki içimde oturanı anlatabilecek?
tumblr’ım güncem kitabı

May 28, 2012 7:34 am

00 olmadan…

zaman nerelerde devinir tumblr? harlı alevlerde? buz sularda? deli rüzgarlarda? yemyeşil çayırlarda? ya da kanarken içten içe?

bir adım gelirsin on adım koşarım… sorularım çoktur, anlamak isterim… çelikten kule gibi görünsem de narin bir porselen bebeğim ve sarayda ya da vitrinde mükemmellikle öylece durup durmuyorum, bildiğin insanım işte… kanayabilirim, öfkelenebilirim ve kırılabilirim…

ah evet, duyduğun doğru tumblr, içim ağlıyor… uyusam geçer mi?

tumblr’ım güncem kitabı

May 24, 2012 12:14 am

23:57…

özlem içeride sin sin yanar tumblr… kordur, yakar… dumanı tüter, damağında buruk bir tad bırakır…

anlamak için için için yanmak gerekirmiş be tumblr… ne ki ancak özlenen gelir üfler, sarar o koru hem alev alev yakar hem de yaz sıcağını anımsatır tatlı bir meltem yaşatır özleyene… gerisi yersiz çabalardan öte değil tumblr… 

tumblr’ım güncem kitabı

May 23, 2012 5:22 am

Gün beni mi bekler saatlerinde?

Gün ağarınca boynum bükülür…

Kor kor ateşler yanıyor içimde…

Başım duman…

May 22, 2012 6:35 am

tarihsiz…

‘The biggest enemy of mine is me’ şeklinde, bir düşünürün sarfettiği bir tümce var mıydı tumblr? yok idiyse de var idiyse de yazdım… kendimle barış yapmalıyım galiba tumblr, belki o zaman daha kolay olur yalınlaşmak… hem benim için hem de…

dar zaman, bol zaman, ne zaman? elimizde şimdi var sadece, düne çıkan bir geçit bulan nerde?

uyusak ya tumblr… ‘dün’den ötürü ‘şimdi’ yaşanamayışından buruk…

tumblr’ım güncem kitabı

May 17, 2012 6:49 pm

bir şarkıda kalmak,

ya da belki bir film sahnesinde…

oysa en mutluluk verici olanı gözlerinde kalmak,

onlara sığınmak…

kaçırmasan… perdeler olmasa…

May 6, 2012 11:27 am

kuşluk vaktinden…

adamın aşıklık hali başkadır… adam derken cinsiyet belirteci babında değil, Adem ve Havva’ya gönderme…

hep cancanadır da yanyana değilse buruktur; gözünden yansır, sesinden süzülür…

adamın aşıklık hali başkadır tumblr… bir bakarsın okyanusun sonsuz huzurunda dalgalarla mutlulukla devinmekte, bir bakarsın çölün sınırsız kaosunda karamsarlıkla yürümekte…

insanoğlu hep bu halini arar aslında tumblr, kimi zaman filtrelese kimi zaman görmezden gelse de…

bir de bencileyin var ki tumblr yalınca ‘bir’iz…

tumblr’ım güncem kitabı

May 4, 2012 8:51 pm

akşam…

bir sevdaydı böyle tatlı-acı keyifle içimizde süzülen, bir de kırmızı… yemeğin eşlikçisi, sevdanın yareni…

yaşam aslında küçük anlardan, keyiflerden ibaret ve en önemlisi bunları paylaşmaktan… kalan herşey geliyor, geçiyor…

aşk bir böyle ayağımızı yerden kesen, bir de kırmızı… vazgeçilmez…

sağlımıza tumblr…

tumblr’ım güncem kitabı

April 29, 2012 4:36 am

üç…

saatlerle alıp veremediğim mi var tumblr? nöbetim falan mı var bir yerlerde yoksa? yeryüzünün herhangi bir yerinde yar yüzünden saatler bekler buluşmayı; uykuya katışıp bölerekten…

‘gemileri yakar sonra da oturur seyrederim’ demiş bir tarih kişisi var mıydı tumblr? gecenin gözü, sabahın körü düşünceler denizinde açılmak da neyin nesi diyorsun, duydum tumblr… ne, neden, nasıl, ne zaman, nerede, kim… düşüncelerini kapat mı dedin tumblr? o nasıl yapılıyor?

‘on iki saatlik modlar’ bir kokteyl, bir tatlı adı olur gibi… bağlayamıyorum, evet, tümcelerin ipleri kaçıveriyor parmaklarımın ucuna inmeden…

yazısız kuralları ben koymadım, imza atmadım…

kayıplık mı bastı ne? merdivenler gördüm galiba, ne ola ki? esenlikle…

araf geldi yeniden… yoksa hiç gitmedi ki mi?

tumblr’ım güncem kitabı

April 16, 2012 12:36 am

yelkovan akrebi az geçmişken…

zamanlardan yine uyku yok, kokulardan damla sakızı sevgili tumblr… fonda Sıla söyler:

“Dünya yansın koyverdim, bana biraz renk ver…”

uçan balonlar gibi rengârenk fikirler uçuşmakta aklımın kıyılarında… ipleri salınıverir de uçup giderlerse ne olur ki acaba tumblr? ‘velilik’ ile ‘delilik’ arasındaki gümüş çizgi öyle ince ki…

bilsem/bilmesem, yazsam/yazmasam, söylesem/söylemesem?.. istesem? yalınca? 

“Aşkı sende tatmaya geldim, bir sebepten cismine geldim…”

kalayım…

tumblr’ım güncem kitabı